Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

Şairlerin Kaleminden

5 tane "ahmed arif" etiketli yazı bulundu "ahmed arif" tagli diger ogeler resimler, videolar

Terketmedi Sevdan Beni...

Terketmedi sevdan beni,

Aç kaldım, susuz kaldım,

Hayın, karanlıktı gece,

Can garip, can suskun,

Can paramparça...

Ve ellerim, kelepçede,

Tütünsüz, uykusuz kaldım,

Terketmedi sevdan beni...

 

 

 

Ahmed ARİF

Unutamadığım...

Açardın,

Yalnızlığımda

Mavi ve yeşil,

Açardın.

Tavşan kanı, kınalı-berrak.

Yenerdim acıları, kahpelikleri...

 

Gitmek,

Gözlerinde gitmek sürgüne.

Yatmak,

Gözlerinde yatmak zindanı.

Gözlerin hani?

 

“To be or not to be” değil.

“Cogito ergo sum” hiç değil...

Asıl iş. Anlamak kaçınılmaz’ı,

Durdurulmaz çığı

Sonsuz akımı

 

İçmek,

Gözlerinde içmek ayışığını.

Varmak,

Gözlerinde varmak can tılsımına.

Gözlerin hani?

 

Canımın gizlisinde bir cân idin ki

Kan değil, sevdamız akardı geceye,

Sıktıkca cellâd,

Kemendi...

 

Duymak,

Gözlerinde duymak üç – ağaçları

Susmak,

Gözlerinde susmak,

Ustura gibi...

Gözlerin hani?                         

                  

 

Ahmed ARİF

Hasretinden Prangalar Eskittim...


Seni, anlatabilmek seni,

İyi çocuklara, kahramanlara.

Seni, anlatabilmek seni,

Namussuza, haldan bilmez,

Kahpe yalana.

 

Ard – arda kaç zemheri,

Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu.

Dışarda gürül-gürül akan bir dünya...

Bir ben uyumadım,

Kaç leylim bahar,

Hasretinden prangalar eskittim.

Saçlarına kan gülleri takayım,

Bir o yana,

Bir bu yana...

 

Seni, bağırabilsem seni,

Dipsiz kuyulara,

Akan yıldıza,

Bir kibrit çöpüne varana,

Okyanusun en ıssız dalgasına

Düşmüş bir kibrit çöpüne.

 

Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,

Yitirmiş öpücükleri,

Payı yok, apansız inin akşamdan,

Bir kadih, bir cıgara, dalıp gidene,

Seni, anlatabilsem seni...

Yokluğun, cehennemin öbür adıdır

Üşüyorum, kapama gözlerini...

 

 

 

 

Ahmed ARİF

Ay Karanlık...

 

Maviye

Maviye çalar gözlerin,

Yangın mavisine

Rüzgârda âsi,

Körsem,

Senden gayrısına yoksam,

Bozuksam,

Can benim, düş benim,

Ellere nesi?

Hadi gel,

Ay karanlık...

 

İtten aç,

Yılandan çıplak,

Vurgun ve belâ

Gelip durmuşsam kapına

Var mı ki doymazlığım?

İlle de ille

Sevmelerim,

Sevmelerim gibisi?

Oturmuş yazıcılar

Fermanım yazar

N’olur gel,

Ay karanlık...


 

Dört yanım puşt zulası,

Dost yüzlü,

Dost gülücüklü

Cıgaramdan yanar.

Alnıp öperler,

Suskun, hayın, çıyansı.

Dört yanım puşt zulası,

Dönerim dönerim çıkmaz.

En leylim gecede ölesim tutmuş.

Etme gel,

Ay karanlık...

 

 

 

 

Ahmed ARİF

Akşam Erken İner Mapushaneye...

 

Akşam erken iner mapusâneye.

Ejderha olsan kâr etmez.

Ne kavgada ustalığın,

Ne de çatal yürek civan oluşun.

Kâr etmez, inceden içine dolan,

Alıp götüren hasrete

Akşam erken iner mapusâneye

İner, yedi kol demiri,

Yedi kapıya.

Birden, ağlamaklı olur bahçe.

Karşıda, duvar dibinde,

Üç dal gece sefası,

Üç kök hercai menekşe...

Aynı korkunç sevdâdadır

Göktü bulut, dalda kaysı.

Başlar koymağa hapislik.

Karanlık can sıkıntısı...

“Kürdün gelini”ni söyler maltada biri,

bense volta’dayım ranza dibinde

ve hep olmayacak şeyler kurarım,

gülünç, acemi, çocuksu...

Vurulsam kaybolsam derim,

Çırılçıplak, bir kavgada,

Erkekçe olsun isterim,

Hiçbiri olmaz halbuki,

Geçer süngüler namluya.

Başlar gece devriyesi jandarmaların...

Hırsla çakarım kibriti,

İlk nefeste yarılanır cıgaram,

Bir duman alırım, dolu,

Bir duman kindimi öldüresiye.

Biliyorum. “sen de mi?”diyeceksin,

Ama akşam erken idiyor mapusâneye.

Ve dışarda delikanlı bir bahar,

Seviyorum seni,

Çıldırasıya...

Ahmed ARİF